Sığırlarda Önemli Hastalıklar

Sığırlarda Önemli Hastalıklar
İneklerde süt, et ve döl verimini hızla artarken bu artışlara paralel olarak hayvanın organizmasında da bazı değişikliklerçoğu zaman hayvanın aleyhine olmakta ve hastalıklara karşı dirençleri azalarak sık sık hastalanmaktadırlar. ŞAP (TABAK) :
Sığırlarda yüksek ateş, ağızda akıntı, ağız ve ayaklarda döküntülü yaralarla kendini gösteren çok bulaşıcı bir hastalıktır. Hastalık bazen memelere de bulaşır ve memelerin üzerinde kabarcıklar şekillenir. Ağızdaki yaralardan dolayı hayvanlar yem yiyemezler ve çok kısa zamanda zayıflarlar. Memelerdeki kabarcıklar ağrı verir sağdırmak istemezler ve süt verimi düşer. Hayvanlar ölmese dahi ekonomik olarak büyük kayıplara yol açar. Tedavi için ağız. Ayaklar ve memeler antiseptikli sularla yıkanmalıdır.Yem yeme güçlüğünden dolayı yemler yem çorbaları şeklinde hazırlanarak verilmelidir. Hastalığın ağır seyrettiği vakalarda antibiyotik, serum ve vitamin verilebilir. Bunun için Veteriner Hekime müracaat edilmelidir. Hastalıktan korunmak için yılda 2 kez şap aşısı yapılmalı, hasta hayvanlar sağlamlardan ayrılmalı, ahırlar yılda bir kez temizlenip dezenfekte edilmeli ve ahıra yeni getirilen hayvanlar 15 gün ayrı bir bölmede tutulduktan sonra ahıra alınmalıdır.
MASTİTİS :
Meme dokusundaki şişme, kızarıklık ve acı ile seyreden bir meme hastalığıdır. Mastitise çeşitli mikroplar. Vurma ve çarpmalar, kötü çevre koşulları, bakım ve besleme hataları ve sağım hataları sebep olur. Mastitistebaşarı şansı erken teşhis ve uygun tedaviye bağlıdır. Gecikmiş vakalarda tedavi şansı azalır. Tedavi için Veteriner Hekime müracaat edilmelidir. Mastitise yakalanma riskini azaltmak için:
1-Sağım öncesi ve sağım sonrası temizlik kurallarına uyulması, doğru ve tam sağım yapılması gereklidir.
2-Sağım başladığında önce düveler, sonra sağlıklı inekler ve en sonrada hastalıklı inekler sağılmalıdır.
3-Ahırda havalandırma, ışık ve temizlik devamlı sağlanmalıdır.
4-İneklerin yatacakları yer yeterli büyüklükte ve zemin düz olmalıdır. Her hayvanın yattığı bölme ayrı olmalı ve hayvanların birbirlerinin memelerine basmaları önlenmelidir.
5-Sağım makineleri temiz olmalı ve sağlıklı çalışmalıdır.
6-Ahırlarda karasinek, sivrisinek, bit, pire ve kene gibi haşerelerle mücadele edilmelidir.
7-Buzağı, düve ve ineklerin birbirlerini yada kendi kendilerini emmeleri önlenmelidir.
8-Sağmal hayvanların en az ayda bir kez mastitis yönünden kontrol edilmesi gereklidir.
9-Sağımdan sonra memeler havlularla silinmeli ve meme başları derince bir kaba konulmuş antiseptik solusyona batırılmalıdır.
SÜT HUMMASI (HİPOKALSEMİ) :
Yeni doğum yapmış süt ineklerinde kandaki kalsiyum ve fosfor miktarının düşmesi sonucu görülen hayvanın yatıp kalkmaması ile karekterize bir hastalıktır. Çoğunlukla süt verimi yüksek, fazla doğum yapmış ve yaşlı ineklerde doğuma takiben meydana gelir. Tedavi edilmezse kısa sürede ölüm meydana gelir. Tedavi damar içi serumlar ve vitamin takviyeleri verilir. Tedavi için bir Veteriner Hekime müracaat edilmelidir. Hastalığa yakalanmamak için şu tedbirler alınmalıdır.
1- Gebe inekler doğumuna 60-70 gün kala kuruya alınmalıdır.
2- Yemlemede yeterince yeşil kaba yemler verilmelidir.
3- Hayvanların önlerinde kalsiyum içeren yalama taşları ve tuz bulundurulmalıdır.
4- Daha önce süt humması geçiren hayvanlara süt yemine ilaveten mineral maddekarmaları da verilmelidir. Gebeliğin son üç ayında ayda bir kez vitamin verilmelidir.
5- Yemlere kemik unu veya mermer tozu katılmalıdır.
6- Doğumdan sonra 2-3 gün memeler iyice boşaltılmamalı, hatta riskli hayvanlarda sadece yavruya yetecek kadar süt alınmalıdır.
KETOSİS :
Tek taraflı ve karbonhidratça fakir besinlerle beslenen yaşlı ve çok süt veren ineklerde görülen bir hastalıktır. Hastalık doğumdan birkaç hafta sonra başlar, hayvan önce yem seçer, nazlı ve yavaş yer sonrada düşer kalkamaz. Tedavi bir Veteriner hekim tarafından yapılmalı, damar içi serumlar ve insülin hormonu verilmelidir. Tedavi uzun sürer. Tedavi yanında hayvana melas, patates, şeker pancarı, şeker ve pekmez verilmelidir.
TİMPANİ :
İşkembede oluşan gazların dışarı atılmaması sonucu işkembenin şişmesiyle oluşan ve genellikle köpüklü olan bir hastalıktır. Hastalığa yonca, bakla, bezelye ve pancar yaprağı gibi taze biçilmiş ve soldurulmadan yedirilmiş yemler yanında bozuk, küflü ve donmuş gıdaların yedirilmesi de sebep olur. Tedavi de bir Veteriner Hekime müracaat edilmeli, hayvanı ağzına gem vurularak gazın dışarı atılması sağlanmalı ve gezdirilmelidir. Hastalıktan korunmak için şu tedbirler alınmalıdır.
1-Yeşil yemler biçildikten sonra bir gün güneşlendirilip soldurularak verilmelidir.
2-Meraya çıkmadan önce hayvanlara bir miktar kuru ot veya yem verilmelidir.
3-Hayvanlara küflü, bozuk ve kokuşmuş yem ve otlar verilmemelidir.
SIĞIR NEZLESİ (CORİZA GANGRENOZA) :
Sığırlarda iştahsızlık, süt veriminde azalma, yüksek ateş, güç solunum, ağız, burun ve göz akıntısı ile seyreden öldürücü bir hastalıktır. Hayvanlar hastalıktan kurtulsa dahi kaşektik bir halde kalırlar ve damızlık olarak kullanılmamalıdırlar. Kesin bir tedavisi yoktur, bu nedenle teşhis konur konmaz hayvan kesime gönderilmelidir.Hastalık koyunlardan bulaştığı için aynı ahırda koyun ve sığırlar bir arada bulundurulmamalı, koyunların artık yemleri sığırlara verilmemeli ve aynı yalakta su içmeleri önlenmelidir.
ENTERİTİS :
Barsaklardaki iltihaplanmalara enteritis diyoruz. Enteritisler sancı, yüksek ateş ve ishalle seyreder. İshal çoğu zaman sarı renktedir, bazen yeşil renkli ve kanlı olur.



YOL TARİFİ

WHATSAPP

ARA